bu düşüş hiç acıtmadı
pişman da olmadın
kendini denize dökerken
üşümedi ayakların
bu yara hiç kanamadı
iltihap da bağlamadın
kesiklerini kurcalarken
titremedi parmakların.
bu defni umursamadın
ardına da bakmadın
tükürdüğünü yalarken
tiksinmedi dudakların,
bu bitik ruh onarılmadı
istesen de yapamazdın
usul usul parçalandın
kırıklarını toplamadın.
bu jiletler keskin ama
sen ruhunu doğramadın
usulca gömülürken
tek ses bile çıkarmadın
bu nöbetler hep bad ama
sen ışığa bakamadın
karanlıkta huzursuzca
ruhlarınla fısıldaştın.
cennetten tekmelenen
dipsiz gökten yere düşen
kanadı kırık bir anka kuşusun sen
düştüğünde ölüyorsun
küllerinden doğuyorsun
bir daha, yeniden
sanki hiç ölmemiş gibi eskiden.